Otizm Farkındalık Günü’nde El Emeği Ürünler Sergilendi
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında özel bir sergiye ev sahipliği yaptı. Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı Otizm Gündüz Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi’nden hizmet alan özel gereksinimli bireylerin ürettiği el işi ürünler, hastanenin H Blok Atrium alanında ziyaretçilerle buluştu. Program, Doç. Dr. Hicran Doğru, Doç. Dr. Tuba Mutluer ve Doç. Dr. Özge Gizli Çoban’ın koordinasyonunda gerçekleştirildi ve büyük ilgi gördü.


Üretkenlik ve Toplumsal Katılım Vurgusu
Çeşitli El İşi ve Sanat Çalışmaları
Doç. Dr. Hicran Doğru, sergide cam ve ahşap boyama, dekoratif tasarımlar, doğal materyallerle yapılan süslemeler, hasır ve örgü ürünler, kokulu taş ve seramik objeler, üç boyutlu maketler ve rölyef uygulamaların yer aldığını belirtti. Ayrıca, estetik ve işlevsel kapı süsleri, dekoratif panolar ve özgün tasarım ürünleri de sergilendi. Bu ürünler, özel gereksinimli bireylerin farklı alanlarda üretim ve ifade potansiyelini ortaya koyuyor.
300 El Emeği Ürün Sergilendi
Sergide toplam 300 el emeği ürün yer aldı. Doç. Dr. Doğru, bu sayının yalnızca nicelik değil, aynı zamanda yoğun emek ve öğrenme sürecinin bir göstergesi olduğunu vurguladı. Sergilenen eserler, destekleyici eğitim ortamlarında bireysel çabanın ve üretkenliğin önemini gözler önüne seriyor.


2 Nisan’ın Toplumsal Önemi
2 Nisan’ın yalnızca otizme dikkat çekmekle kalmadığını belirten Doç. Dr. Doğru, aynı zamanda toplumsal kabul, kapsayıcılık ve eşit katılımın da altını çizdi. Otizmli bireylerin eğitimden sağlığa, sosyal yaşamdan gündelik hayata kadar her alanda hak ettikleri şekilde yer almaları gerektiğini ifade etti. Toplumsal anlayışın geliştirilmesi ve önyargıların azaltılması, erken tanı ve uygun desteğin önemi vurgulandı.
Farklılıkların Değeri
Serginin temel mesajının, farklılıkların görülmesi ve emeğin takdir edilmesi olduğunu belirten Doç. Dr. Doğru, uygun fırsatlar ve destekleyici ortamlar sağlandığında, özel gereksinimli bireylerin toplumsal yaşamın aktif ve değerli bir parçası olabileceğini söyledi. Empati, saygı ve kapsayıcı yaklaşımın bireyleri ve toplumu güçlendireceğinin altını çizdi.










